Asayiş olayları azaldı
23:24 | Author: OnlineGiresun
http://www.kenthaber.com/Resimler/2009/01/28/00121050.jpg

Giresun'da geçtiğimiz yıl meydana gelen asayiş olaylarında, 2007 yılına oranla azalma gösterdiği bildirildi.


Emniyet müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, Giresun'da 2008 yılında toplam 4 bin 743 asayiş olayının meydana geldiği belirtildi. Açıklamada, 2007 yılında Giresun'da 4 bin 540 asayiş olayının yaşandığı vurgulanarak, Giresun'da geçen yıl meydana gelen olay sayısında yüzde 4'lük azalmanın gösterdiği kaydedildi.


Açıklamada, Giresun'da 2008 yılında kabahatler kanunu uygulamalarında bin 45 kişiye toplam 79 bin 587 lira 75 kuruş idari para cezasının uygulandığı ifade edildi.
Giresun'da 2008 yılında bin 781 trafik kazasının meydana geldiği belirtilen açıklamada, bu kazalarda 49 kişinin hayatını kaybettiği ve 750 kişinin de yaralandığı vurgulandı. Açıklamada, Giresun'da 2007 yılında 2 bin 791 trafik kazasının meydana geldiği hatırlatılarak," Bu kazalarda 38 kişi hayatını kaybetmiş, 894 kişi de yaralanmıştı. 2008 yılında Giresun'da meydana gelen trafik kazası miktarında, bir önceki seneye oranla yüzde 36,19 azalma gösterdi. Öte yandan 2007 yılına göre geçen sene yaşanan trafik kazalarında hayatını kaybeden kişi sayısında yüzde 28,95 artış yaşanırken, yaralanan kişi sayısında ise yüzde 16,11 azalma olmuştur" denildi.

iha
Giresun'da cephanelik gibi ev
23:24 | Author: OnlineGiresun
http://www.kenthaber.com/Resimler/2009/01/28/00120963.jpg

Giresun'un Görele ilçesinde dün akşam bir evde çok sayıda silah ve fişek ele geçirildi.


Edinilen bilgiye göre, ilçenin Beşirli köyünde hırsızlık şüphelisi M.G.'nin (43) evinde yapılan aramalarda, ruhsatsız oldukları belirlenen 2 adet mavzer tüfek, 3 adet av tüfeği, 3 adet kurusıkı tabanca ile toplam 370 adet çeşitli çaplarda fişek ele geçirildi. M.G., jandarma tarafından gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi.

iha
Bulancak'a yeni mekan
23:23 | Author: OnlineGiresun
http://www.kenthaber.com/Resimler/2009/01/28/00120422.jpg

Bulancak’ın yeni mekanı Çamlık Restaurant

Bulancak’ın güzel mekanlardan biri olan Çamlık Aile Salonu konuklarını sıcak ve bir o kadar da güler yüzlü bir atmosferde karşılıyor.

Kapılarını sabah 08.00’de sabah kahvaltısı ile açan Çamlık Restaurant müşteri ve konuklarına gün içerisinde Öğlen menüsü ve aperatif yemekler eşliğinde ağırlıyor.


Mekan akşamları ve özel günlerde konuklarına çeşitli bir o kadarda özel menüler sunmaya devam ediyor.Çamlık Restauranta gece eğlenceli ve sohbet dolu bir ortamda devam ediyor.Toplam da 160 kişilik oturma kapasitesi ile her türlü organizasyona açık olan mekan özel bayi toplantıları için eşsiz bir yer.
Çamlık restaurantın ayrıca yazın ve kışın yarı acık çay bahçesi mevcut.
Çamlık restaurantın yemekleri ağız tatlarına hitap eden aşçılar tarafından hazırlanıyor.Her biri ayrı lezzete sahip mönüde ızgara çeşitleri ve sebze tabağı en beğenilenler arasında.Tatlı menüsünde ise eşsiz tatlıları bulmak mümkün.
Günün her saatinde Karadeniz’in o eşsiz manzarası eşliginde müzik dinleyebilirsiniz.Sizde güzel bir vakit geçirmek ve o eşsiz tatları tatmak istiyor iseniz ne duruyorsunuz.Hemen aileniz ve sevdikleriniz ile birlikte Çamlık Aile Salonunda yerinizi alın.


Giresun Bulancak Karayolu Üzeri Talipli Köyü BULANCAK
Tel: 0(454)3185283

Baykal'a Ergenekon eleştirisi
23:23 | Author: OnlineGiresun
http://www.kenthaber.com/Resimler/2009/01/27/00119470.jpg

AK Parti Grup Başkanvekili ve Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Ergenekon Soruşturması kapsamında CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ı eleştirdi.


Canikli, Özel İdare Kültür Sitesi'nde partisinin Giresun ve 15 ilçenin belediye başkan adayının tanıtım töreninde yaptığı konuşmada, iktidarları dönemi hariç Giresun ve ilçelerinin bugüne kadar yerel yönetimlerde hiç bu kadar yoğun, kaliteli hizmet almadıklarını söyledi.
Canikli, konuşmasında, Ergenekon soruşturmasına değinirken, Ergenekon soruşturmasının bağımsız yargı tarafından sürdürüldüğünü hatırlattı. Ergenekon soruşturmasının tesadüfen ortaya çıkmadığını, birilerinin talebi doğrultusunda gündeme gelmediğini anlatan Canikli, şöyle konuştu: "Öyle bir operasyon süreci nasıl başladı. Esas itibariyle çok ciddi bir silah stokunun ortaya çıkarılması ve ele geçirilmesiyle başladı daha sonra bunun içine Danıştay saldırısının esasında en azından şu ana kadar ortaya çıkan
bilgiler doğrultusunda bunu rahatlıkla söylüyoruz ki kamuoyuna aktarıldığı şekilde cereyan etmediği, başörtüsünü protesto için yapılan bir saldırı değil belirli işte şu anda soruşturması yürütülen çevreler tarafından organize edilen, toplumun Türk Milleti'nin düzenini, ahengini, nizamını bozmayı hedefleyen provoke amaçlı bir eylem olduğu şu an itibariyle ortaya çıkmıştır."


Canikli, Ergenekon soruşturması sürecinin buna benzer ve gerçekten çok ciddi tehditler içeren somut bulgular çerçevesinde ortaya çıktığını ve yürütüldüğünü belirterek "Bunları nasıl görmezden gelebilirsiniz" dedi.


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ı, Ergenekon'un avukatı olarak niteleyen Canikli, şu soruları yöneltti: "Onlarca binlerce mermiyi silahı ve yüzlerce faili meçhul cinayeti nasıl görmezden gelirsiniz? Bunları görmezden gelerek böyle bir çalışmayı nasıl hafife alırsınız? Siz bu örgütün avukatlığına soyunduğunuzda aslında bu muhtemel çetelerin, bu failimeçhul cinayetlerin muhtemelen bu örgüt tarafından işlendiği noktasında çok ciddi emareler bulunan failimeçhul cinayetlerin avukatlığına soyunduğunuzu hiç düşündünüz mü? Bu silahların avukatlığına, silahlı eylemleri planlayanların veya silahların hangi amaç için kullanıldığını tahmin ettiğimiz insanların, çetelerin avukatlığına soyunduğunuzu hiç düşünmediniz mi? Yarın bağımsız yargı kararıyla bunlar çok daha hukuki anlamda kesin ve net bir şekilde ortaya koyulduğunda siz bu ortaklığı nasıl izah edeceksiniz? Bu avukatlığın altından nasıl kalkacaksınız? Millet size sormayacak mı? Size Türk Milleti'nin bu ülkenin düzenini, nizamını, ahengini, sistemini bozmaya çalışan bu grupların avukatlığına nasıl soyundunuz, diye sormayacak mı? Siz bunun hesabını millete nasıl vereceksiniz? Bir korkunuz, bir endişeniz, bir kaygınız mı var? Aceleniz nedir?"
Bunu yapanın ana muhalefet partisinin lideri olduğunu anlatan Canikli, sözlerine şöyle devam etti: "Bunu söylememesi, bununla uğraşmaması gerekiyor. Şöyle söylemesi gerekiyor. 'Ey milletim ben diğer partilerden çok daha fazla hazırlıklıyım bu ülkeyi yönetmeye tüm şehirlerimizi yönetmeye ve projelerimizde şunlar şunlardır'. Hizmet iddiaları ve projeleriyle milletten oy istemesi gerekmektedir. Yapması gerekenleri yapmıyor ama yapmaması gerekenleri yapma konusunda da aynı zamanda ileride göreceksiniz,
tarihin çok ağır bir şekilde yargılayacağı bir takım adımlar atıyor ve iddialarda bulunuyor. Bu şekilde milleti kandıramaz millet geçmiş yıllarda buna benzer boş anlamsız ve kendisine hizmet etmeyi amaçlamayan hiçbir çabaya destek vermemiştir, bundan sonrada destek vermeyecektir."


AK PARTİ GEÇMİŞ BELEDİYELERDEN BAŞARILI
AK Parti'nin, yerel yönetimlerde başarılı olduğunu anlatan Canikli, sözlerini şöyle sürdürdü: "AK Parti'nin 2004 yerel seçimlerinde bunları söylerken belki çok fazla alt yapısı olmadan henüz daha uygulamaya konmadan söylendiği için çok fazla anlamlı olmayabilirdi. Ama geçen beş yılda tüm başkanlarımızın ortaya koyduğu performans bu iddiayı altı doldurulmuş ve somut göstergelerle desteklenmiş olarak ifade etmemize imkan sağlıyor. Evet belediyecilik bizim işimiz. Bunu bugün çok rahatlıkla
söyleyebiliyoruz."
Belediyeciliğin AK Parti'nin işi olduğunu anlatan Canikli, şöyle konuştu: "Çünkü bu bir hizmet yarışıdır. Hizmet bir anlayıştır, bir sevdadır. Yüreğinizi ortaya koymalısınız. Giresun Belediyesi ve ilçelerini geçmiş dönemlerle bir kıyaslayın. Sonucunda hiç kuşku bırakmayacak şekilde AK Partili belediye başkanlarının önceki belediye başkanlarıyla hiçbir şekilde kıyaslanamayacak kadar başarılı olduğu görülür."
Mahalli İdareler Seçimi'nde AK Parti'den belediye başkan adayı gösterilecek olanların daha da başarılı olacaklarına inandığını belirten Canikli, şunları söyledi:
"İşimiz henüz bitmedi. Bugüne kadar belediye başkanlarımız şehir ve ilçelerimizin temel problemlerini çözmek için yoğun çaba sarf etti. Bunu da başardılar. Özellikle kanalizasyon ve su başta olmak üzere bugüne kadar ihmal edilmiş ama modern şehirciliğin vazgeçilmezi ve alt yapısı anlamındaki tüm bu yatırımların tamamlanmasıyla geçirmiştir. Bu dönem bu anlamda bakıldığında gerçekten son derece başarılı olunmuştur. İşimiz yeni başladı. Esas itibariyle şehirlerimizin bundan sonra güzelleştirilmesi gerekiyor.
Bundan sonra atılım dönemi, şehirlerimizin çağdaş, batı ülkelerinde gördüğümüz şehirler seviyesinde donatılması gerekmektedir."


CHP'NİN PROJESİ YOK
Sosyal tesisleriyle, imkanlarıyla, görünümüyle, her açıdan bu seviyeyi mutlaka yakalamamız gerektiğini belirten Canikli, "Bu önümüzdeki dönem işte bu hedeflerin gerçekleştirilmesi dönemi olacak. Önümüzdeki beş yıl içinde de bu başarıyı arkadaşlarımızın gerçekleştireceğinden en ufak kuşku duymuyorum. Bu arkadaşlarımızın bugüne kadar yaptıkları çok güzel bir referanstır, ondan dolayı kuşku duymuyorum" dedi.


Canikli, CHP'nin bugüne kadar Türkiye'de sorunların çözümüne yönelik olarak hiçbir projesinin olmadığını savundu. CHP'nin proje üreterek, sorunların çözümüne yönelik işler yapması gerektiğini ifade eden Canikli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Muhalefet partileri de var ve bizimle bu yarışa girecek. Örneğin CHP. Önümüzde bir yerel seçimler var. Yerel yönetimlere talip olmak üzere öne çıkıyorsunuz ve milletten destek istiyorsunuz. Yerel yönetimlerde hizmete talip olmak ne demektir. Millete hizmet etmek
demektir. Yerel yönetimlerin belediyelerin ve belediye alanlarının, şehirlerin çevresini değiştirmek demektir. Bunu yapabilmek için de projenizin olması, birşeyler ortaya koymanız gerekir."


Türkiye'deki sorunların çözümüne yönelik olarak tek bir CHP'nin geliştirdiği hiçbir projesi var mı?" diye soran Canikli, şunları söyledi: "İktidar olduğumuzdan beri ne mecliste ne meclis dışında CHP'nin ortaya koyduğu tek bir projesini görmedik. Peki sen ne yapacaksın? İktidara geldiğinde bu sorunları nasıl çözeceksin? Millete nasıl hizmet edeceksin? Esas itibariyle yarışın projelerle olması gerekir. Projelerin yarışması gerekir ama CHP proje yapmak hizmet üretmek dışında her şeyi söylüyor."
Konuşmaların ardından AK Parti'de belediye başkan adayları tanıtıldı. Aday tanıtım törenine katılanlar kültür sitesi ile parti binasındaki alanı toplu olarak yürüdü.
Aday tanıtım törenine, AK Parti Giresun Milletvekilleri Ali Temür ve Hacı Hasan Sönmez, AK Parti Giresun İl Başkanı Zeki Çakır, AK Parti'nin ilçe başkanları ve partililer katıldı.

iha
Giresun Devlet Hastanesi
23:20 | Author: OnlineGiresun

Giresun Devlet Hastanesi































Telefon: (0454) 216 10 30
Faks: (0454) 216 20 81
Adres: Kavaklar mah. Gedikkaya cad
İlçe: GİRESUN MERKEZ
İl: GİRESUN
Email: giresundhs6@saglik.gov.tr
Web Sitesi: www.giresundevlethastanesi.gov.tr
Giresun Sitesi
23:18 | Author: OnlineGiresun
www.onlinegiresun.tr.gg
İşte MHP'nin Giresun Merkez adayı
23:39 | Author: OnlineGiresun
http://www.kenthaber.com/Resimler/2008/12/04/00067420.jpg

Siyasi partilerde, 2009 Mart ayında yapılacak yerel seçimler öncesinde aday belirleme çalışmaları sürerken MHP, 21 il'de ve 461 ilçede belediye başkan adaylarını belirledi.

MHP, yerel seçimlerde partiden belediye başkan adayı olmak üzere başvuruda bulunan aday adaylarıyla ilgili “Ön Değerlendirme Kurulu”nun inceleme ve değerlendirmelerini Başkanlık Divanı'nda görüştü ve belediye başkan adaylıkları netleşen isimleri açıkladı. 21 ilde ve 461 ilçede belediye başkan adaylarını belirleyen MHP,Giresun Merkez'de ALİ KARA'yı aday olarak gösterdi.

..
Giresunspor Başkanı Olgun Peker
23:37 | Author: OnlineGiresun
http://www.kenthaber.com/Resimler/2008/12/04/00067394.jpg

Bank Asya 1. Lig'de mücadele eden Giresunspor'da, kulüp başkanlığına Olgun Peker seçildi.

27 Kasım tarihinde FİSKOBİRLİK Genel Müdürlüğü Merkez Lokali'nde 571 delegenin 110'unun katılımıyla gerçekleştirilen Giresunspor'un Olağanüstü Genel Kurul'unda yönetim kurulu için aday çıkmamış, kulüp divana kalmıştı. Giresunspor'da ertelenen seçim maddesi bugün FİSKOBİRLİK Genel Müdürlüğü Merkez Lokali'nde gerçekleştirildi. Seçime Olgun Peker başkanlığındaki tek listeyle gidildi.


Peker, tüm delegelerin oyunu alarak Giresunspor Kulüp Başkanlığı'na seçildi. Olgun Peker'in listesinde Beşiktaş'ın eski genel menejeri Sinan Engin de yer alıyor.
Olgun Peker başkanlığındaki Giresunspor Yönetim Kurulu'nda şu isimler yeralıyor:
"Sinan Engin, Ferhat Abidinoğlu, Ahmet Külekçi, Ali Akdağ, Cevdet Karataş, Mehmet Sarıgöl, Gökalp Kasapoğlu, Nevin Atamer Okumuş, Fatih Sandal, İhsan Yarkın, Ercan Durhan, Hasan Yılmaz, Ömer Aydın, Serdar Kırömeroğlu, Bahtiyar Karakoç, Turgut Saraçoğlu, Naim Aygün, Sefer Bayramoğlu, Öznur Eriş ve Enver Yılmaz"

İha
Kurbanlık hayvanlara kemençe müziği
23:34 | Author: OnlineGiresun
http://www.kenthaber.com/Resimler/2008/12/04/00067217.jpg

Giresun'da, kurbanlık yetiştiricisi Gültekin Uyanık, ahırında hayvanlarına kemençe müziği dinleterek hayvanlarının daha az yem tüketmelerini, böylelikle et veriminin artmasını sağlamayı hedefliyor.


Giresun merkeze bağlı Akıncı köyünde ailesiyle birlikte 7 yıldır kurbanlık hayvan yetiştiriciliği yapan Uyanık, 2004 yılında ahırında çalıştıkları sırada eğlence olması için kurdukları müzik sisteminin zamanla hayvanları olumlu yönde etkilediğini fark ettiklerini belirtti. Özellikle kemençe müziği çaldığı sırada hayvanların streslerinin azaldığını ve sakinleştiğini gördüğünü anlatan Uyanık, "Bunun üzerine internette araştırma yaparak, müziğin hayvanlar üzerinde olumlu etkilerinin olduğunu öğrendik. Hemen uygulamaya koyduk" dedi.


Sabah ve akşam olmak üzere günde 3-4 saat hayvanlarına müzik dinlettiklerini belirten Uyanık, şöyle konuştu: "Müzik uygulamasını başlattıktan sonra olumlu yönde verim almaya başladık. Hayvanlarımız daha az yem tüketir oldu. Buna karşılık kilo alımları hızlandı, et verimlerinde gözle görünür bir artış sağlandı. Şu an çok fazla bir ekonomik gelir artışı olmasa da, gelecek yıllarda uygulamamızın meyvelerini alacağız" diye konuştu.


Uyanık, hayvan yetiştiricilerine bu sistemi tavsiye etti.

iha
Mekanın cennet olsun Erkan OCAKLI
22:05 | Author: OnlineGiresun
görele

Karadeniz ve Türk müziğinin duayenlerinden Erkan Ocaklı ağabeyimiz vefat etmiştir.

Karadeniz'imizin güçlü sesi ağabeyimiz Erkan Ocaklı yakalandığı amansız hastalık sonucu hayata veda etmiştir. Görele Gençlik olarak Erkan Ocaklı'ya Allah'tan rahmet, kederli ailesine sabır diliyoruz. Mekanın cennet olsun Erkan Ocaklı.
Giresun - Yağlıdere Tarihi
14:09 | Author: OnlineGiresun

Yağlıdere'nin bugün bulunduğu yerin ilk defa yerleşim yeri olarak seçilmesi, yöre halkının Cuma namazlarını kılmak, ihtiyaçlarını gidermek ve alışveriş yapmak amacıyla Ağdarı bükünde 1811 yılında büyük bir cami yapmaları ile başlar. Cami yapılmasından sonra, etrafta tuzcu, kalaycı, demirci ve gazcı gibi zaruri ihtiyaç maddeleri satan işyerleri kurulmuştur. İşyerlerinin çoğalıp gelişmesi, meskun inşaatların yapılmasıyla ilçe yapısal oluşumunu tamamlamış ve "CAMİYANI" ismini almıştır.

Yağlıdere Çayı kenarında yerini alan ilçe merkezi, sonraları bu çayın ismini almıştır.19.yüzyılda Tirebolu ilçesine bağlı iken 1957 yılında Espiye'nin ilçe olmasıyla buraya bağlı bir bucak olmuştur. 1987 yılında ilçe olmuştur.

Giresun - Tirebolu Tarihi
12:04 | Author: OnlineGiresun

Tirebolu'nun ismi, Yunanca üç şehir demek olan Tri+Polis'ten gelmiştir. Şehir bu adı bir görüşe göre,"yan yana bulunan üç burun üzerinde ve onların arkasında kurulmuş olmasından" diğer bir görüşe göre de "Merkez, Bedrama ve Andoz adlarında üç kaleden dolayı almıştır."

Strabon (M.Ö.63 - M.S.23), burada daha önce İschopolis'in bulunduğunu, İschopolis, Argyria ve Philokaleia adında üç şehir halkının toplanması sebebiyle Tripolis denildiğini söyler. Prof.Dr. Fahrettin KIRZIOĞLU ise, "KIPÇAKLAR" adlı eserinde Tirebolu adının, Kıpçak Türkleri'nin ataları olan Kimmerler'in (M.Ö. VII. Yüzyıl) Direl boyunun adını taşıdığını söylemektedir.

Tirebolu, Tiripolis şeklinde ilk defa, M.S. I. yüzyılda yazılmış olan Plinius'un "Natural History" adlı eserinde kaydedilmiştir. Pilinius (23-79) eserinde, Tirebolu (Tiripolis) kalesi ile Tiripolis Çayı olarak anılan Harşit Çayı'ndan bahsetmiştir. Bazı kaynaklarda da Tripoli ve Driboli isimlerinden de bahsedilmektedir.

Tirebolu, M.Ö. VII. yüzyılda (takriben M.Ö.656) Miletoslular tarafından kurulmuştur.Pilinius'a göre; Miletoslular, Karadeniz kıyılarında 90 kadar şehir kurmuşlardır. Bu şehirler arasında Sinop (Sinope), Samsun (Amisos), Giresun (Kerasus), Trabzon (Trapezus), Ordu (Kotyora) ve Tirebolu (Tripolis) şehirleri sayılmaktadır.

Atinalı Ksenephon (M.Ö. 430-355) onbinlerin dönüşünü anlattığı "strong>ANABASİS "adlı eserinde, M.Ö. IV. yüzyılda (M.Ö.401) Doğu Karadeniz Bölgesi'inde Kolhlar'ın, Driller'in Halibler'in, Tibarenler'in, yaşadığını yazar. Bütün bu toplulukların hangi soydan geldikleri meçhul dur. Yalız, onlardan hiç birinin Yunan asıllı olmadığı kesindir. Tirebolu yöresinde, bu kavimlerden hangisinin yaşadığı kesin olarak bilinmemektedir.

Tirebolu, daha sonraları İskender ve halefleri, Pontus Kralliği, Roma ve Bizans Devirlerini yaşamıştır.

Haçlı Orduları'nın İstanbul'u işgal etmeleri üzerine, Trabzon'a kaçan Alexius'un, 1204 yılında Trabzon Rum İmparatorluğu'nu kurmasından sonra, Tirebolu bu devletin hakimiyetine girmiştir.

1397 yılında Giresun şehrini Fetheden Hacı Emir Oğlu Süleyman Bey, 1398 yılında Osmanlı hakimiyetine girince, Tirebolu, Trabzon Rum İmparatorluğu ile Osmanlı Devleti arasında sınır olmuştur.

Tirebolu'nun Osmanlı egemenliği altına girmesi ise, 1461 yılında Fatih Sultan Mehmed Han zamanında gerçekleşmiştir.

Trabzon'un fethinden önce Türkmenler'in fetihleri ve sahillerin Türkleşmesi muntazam şekilde ilerlemiş, Tirebolu'ya dayanmış, dağlık bölgelerde de Çepniler, Rum hudutları içine girmişlerdi.

Prf. Dr. Faruk SÜMER, "Tirebolu Tarihi" adlı eserinde, Osmanlıların geldiklerinde yerli halk olan Rumların sadece kıyılardaki, Görele, Tirebolu ve Giresun kalelerinde yaşadıklarını, kırlık kesimin Oğuzların Çepni boyunun elinde bulunduğunu söylemektedir.

I. Dünya Savaşı (1914 - 1918) yıllarında ise; Tirebolu halkı çok acılar çekmiştir. Ruslar, 19 Nisan 1916'da Trabzon'u işgal ederek, buradan da Harşit Çayı'nın Doğu kıyısına kadar gelmişler, ancak Tirebolu'yu işgal edememişlerdir. Halk, Karadeniz'de Sinop'a kadar olan yerleşim bölgelerine göç etmiştir. Bu gün bile hafızalardan silinmeyen "muhacirlik" başlamış, Tirebolu yağmalanmış ve yakılmıştır.

Rusların 12 şubat 1918'den itibaren çekilmesinden sonra Pontus çetecileri ve bunları besleyen Yunan savaş gemileri ile mücadele edilir.

Mondros Mütarekesi'nin 30 Ekim 1918'de imzalanması üzerine, Karadeniz kıyılarında yaşayan Rumlar, Pontus Devleti'ni kurmak için harekete geçmişlerdir. Rumlar'ın kurmak istedikleri Pontus Devleti'nin batı hududu, Samsun'a kadar uzanıyordu. Bu durum karşısında Türkler de memleketlerini savunmak için çeşitli cemiyetler kurmuşlardır.

Halkı İstiklal Mücadelesi için şuurlandırıp teşkilatlandıranlardan birisi; gönüllü olarak Balkan Harbine katılan, Pontusçu Rumlara karşı amansız mücadelesi ile tanınmış olan Giresunlu Osman Ağa (Topal Osman); diğeri de dilde Türkçülük akımının öncülerinden, Balkan ve I. Dünya Savaşı'na katılmış, Giresun Askerlik Şubesi Başkanı olan 42. Alay komutanı olarak katıldığı Sakarya Meydan Muharebesi'nde 30 Ağustos 1921 günü şehit düşen Tirebolulu H. Avni Alparslan Bey'di.

İzmir'in 15 Mayıs 1919'da işgali üzerine Tirebolulu Türkler, Atatürk'ün Samsun'a çıktığı 19 Mayıs 1919'da bir miting tertipleyerek, İzmir'in işgalini protesto etmişler, gönderdikleri telgirafta vatanlarını son nefeslerine kadar koruyacaklarını ve bu hususta her türlü fedakarlığa hazır olduklarını bildirmişlerdir. Tirebolu, Milli Mücadele'de 248 şehit vermiştir.

Osmanlıdöneminde idari bakımdanTirebolu, 1515 yılında Trabzon Sancağı'na bağlı, Kürtün kazasındaki dört kaleden ikincisi olduğu görülür. Evliya Çelebi, Tirebolu'yu Trabzon'un bir nahiyesi (1640), Kâtib Çelebi de kazası olarak gösterir(1732). 1856 - 1861 yılları arasında Gümüşhane sancağına bağlanan ilçe, tekrar Trabzon'un kazası olmuştur. 1920 yılının sonlarında mutasarrıflık haline getirilerek Giresun'a bağlanmıştır.

1874 yılında kaza olan Görele, 1957 yılında kaza olan Espiye, 1990 yılında kaza olan Doğankent, Yağlıdere, Güce daha önce Tirebolu'nun nahiye ve köy merkezi idiler.

Giresun - Şebinkarahisar Tarihi
12:02 | Author: OnlineGiresun


Bölgenin tarihöncesi ve tarih çağlarına ait bilgilerinin yeterince araştırılmadığı yapılan incelemeler sonucu anlaşılmıştır. Yörenin ilk tarihi bilgileri Hititler zamanından başlamakta olup, Hitit metinlerinde "Azzi Hayaşa" ülkesi olarak adlandırıldığı ve bölgede Kaşga'ların yaşadığı belirtilmektedir. Hititlerden sonraki dönem hakkında pek bilgi bunmamaktadır. Bölge kısa bir süre Kimmer ve İskitlerin saldırılarına maruz kalmıştır.

M.Ö. 298-63, Yöre uzun süre Pontusluların egemenliği altında kalmıştır. Bizans döneminde, İmparator Hustinianus zamanında şehir imar edilmişdir. Bu dönemde şehrin adı Karahisar anlamına gelen Mavrokastron olarak söyleniyordu. Bölgede Pauilican mezhebi yayılmış ve önemli bir piskoposluk merkezi olmuştur.

Daha sonra Şehrin 778 yılında kısa bir süre Emevi ordularınca ele geçirildiği ve 939/940 yılları arasında ise şehrin çevresindeki köylerin, Abbasi döneminde ele geçirildiği bilinmektedir. 1074 yılından sonra şehir Mengücek Gazi ile Danişment Gazi tarafından ortaklaşa fethedilmiştir.

1228 yılında şehir Anadolu Selçuklu devletine bağlanmıştır. Daha sonraları sırası ile İlhanlıların, Eratna Devletinin, Kadı Burhanettinin, Karakoyunluların ve Akkoyunluların idaresine girmiştir.

1473 yılında Otlukbeli savaşında, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın Fatih Sultan Mekmet'e yenilmesinden sonra, şehir Osmanlı devletinin idaresine girdi. Şehir Osmanlılar zamanında Karahisar-ı Şarkî adıyla sancak merkezi olmuş ve şehzadeler şehri haline gelmiştir.

Evliya Çelebinin Şehir hakkında verdiği bilgilerde, Şehrin adının, kalesinin taşlarının siyah olmasından geldiği yazılmakta.

I.Dünya savaşı yıllarında şehirde küçük çaplı eşkiyalık olaylarının yanı sıra, Ermeni ve Rumların isyan hareketlerine giriştikleri görülmüştür. 1915 yılında başlayan Ermeni isyanında Şehir yakılıp yıkılarak, kale tahrip edilmiştir. Ruslar'ın Harşit Çayına kadar ilerlemesi ile bölgede kıtlık başgöstermiş olup halk iç kısımlara göç etmiştir.

Şebinkarahisar, 1923 yılında il oldu. 11 ekim 1924 yılında Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, Erzurum ve çevresinde meydana gelen deprem dolaysıyla gittiği Erzurum'dan dönerken Şehri ziyaret eder ve halka hitaben bir konuşma yapar. Bu ziyaretin hatırası olarak Karahisar-ı Şarki olan şehrin ismi Şebinkarahisar olarak değiştirilmiştir.

Şebinkarahisar 1933 yılında ilçe haline getirilerek Giresun iline bağlanmıştır.

Giresun - Piraziz Tarihi
12:01 | Author: OnlineGiresun

Piraziz'in kuruluşu 1869 yıllarına rastlar. 1485'lerde Karahisar-ı Şarki Sancağına bağlı Pazarsuyu kazasının Bozat divanına bağlı Bülik-i Seydi Ali Kethüda ile Bendehur' bağlı Belik-i Davut Kethüda, 1547'de Pzarsuyu kazasına bağlı Bozat nahiyesi haline gelmiştir.

Bölge merkezi daha sonraki yıllarda Şeyhli, Bendehur (bugünkü Ayıkaşı Mahallesi) Piraziz Erenköyü olmuştur. Akköy nahiyesi civarında Abdalnam iskelede kurulan Cuma pazarları, bugünkü ile merkezin pazar yerinde kurulmuş, nahiye merkezi burada olmuştur.

Diğer eski tarih vakfiyesi Zaviye-i Şeyh İdris'e aittir. Bu Vakıfiye 800 - 1397 - 1389 tarihini taşımaktadır. Zaviye Ordu ile Giresun arasında bugünkü Piraziz ilçesinde bulunmakta idi. Bu zaviyeye iki baştan vakıf edilmiş olan Şeyh İdrüslü (Şeyhli) köyünün adı ve bu tekkenin vakfın kurucusu Şeyh İdris'ten gelmektedir.

Erenköy, Abdal, Bendahor ve Piraziz isimlerini alan ilçenin önemli bir tarihi geçmişe sahip olduğu görülmektedir.

1924 yılında bucak hüviyetine kavuşan Piraziz, 1988 yılına kadar Bulancak ilçesine bağlı kalmıştır. 1988 tarihinde ilçe olan Piraziz kısa zamanda teşkilatlanmasını tamamlamıştır.

Eğribel Geçidine Yılın İlk Karı Düştü
11:58 | Author: OnlineGiresun
Giresun'un Eğribel geçidine yılın ilk karı yağdı.

Doğu Karadeniz'in Anadolu'ya açılan kapısı olan, 2 bin 200 rakımlı Eğribel geçidine dün akşam saatlerinde yılın ilk karı yağdı. Yağan kar ulaşımı olumsuz etkilemezken, kış aylarının başladığının habercisi oldu. (CİHAN)


Haber: Eğribel Geçidine Yılın İlk Karı Düştü
Giresun - Keşap Tarihi
23:41 | Author: OnlineGiresun

Keşap adı; Türkçe olmayıp, anlamında tam olarak bilinmemektedir. Ancak, içici ve güzel, hoş anlamına gelen 'Keş' ile su anlamına gelen 'ab' kelimelerinin birleşmesinden meydana geldiği düşünülmektedir. Bununla beraber yöre adının Romalılar devrinde Cassicipi olduğu ve zamanla Keşap'a dönüştüğü de ileri sürülmektedir.

Keşap'ın tarihi M.Ö.'ye uzanmakla beraber bunun başlangıç kısmı belirsizdir. İlçe ilk defa 11. yüzyılın sonunda Türkler'in hakimiyetine girer. Ama bu, Haçlı seferleri nedeniyle uzun sürmez ve tekrar Doğu Roma İmparatorluğuna bağlanır.

1461'de Fatih Sultan Mehmet Trabzon'u fethetmeye giderken Keşap'ı da Osmanlı sınırları içine alır. Buna rağmen Rumlar bölgede yaşamlarını, 1920 yılına kadar Türkler ile birlikte devam ettirirler. 1920'de bölgeden tamamen çekilirler.

Bazı kaynaklara göre 1774 yılında keşap ve civarında devlet hakimiyeti iyice kaybolduğundan bazı Derebeylikler türemiş ve bunlar bir birleriyle sürekli mücadeleye girişmişler.

Keşap Cumhuriyetin ilanından sonra 22 yıl merkez ilçeye bağlı bir Bucak olarak kalır. 1945 yılında ise ilçe olur.

Giresun - Güce Tarihi
23:40 | Author: OnlineGiresun

Cumhuriyet öncesi tarihi hakkında bilgi veren kaynak yoktur. Ancak Osmanlı'ların kuruluş yıllarında Doğu Anadolu'dan gelen Güceftaroğulları denilen bir sülalenin ilçeye yerleştiği ve Güce isminin buradan geldiği bilinmektedir.

Güce, Önceleri Tirebolu ilçesine bağlı bir belde iken 1990 yılında ilçe olmuştur.

Giresun'da balık fiyatları
23:38 | Author: OnlineGiresun

Giresun'da mezgitin kilosu 6-7 YTL, barbunyanın kilosu ise 10 ile 15 YTL arasında değişen fiyatlarla satışa sunuluyor.

Giresun'da balık fiyatları şöyle:

CİNSİ (KG/YTL) EN DÜŞÜK EN YÜKSEK

Palamut (tane) 5,00 8,00

Mezgit 6,00 7,00

Alabalık 6,00 7,00

Kefal 5,00 6,00

İstavrit 4,00 5,00

Barbunya 10,00 15,00

Kalkan 40,00 45,00

Levrek (çiftlik) 10,00 11,00

Çinekop 8,00 10,00

Giresun Tanıtım
23:25 | Author: OnlineGiresun
Giresun ili Karadeniz Bölgesi’nin Doğu Karadeniz bölümünde, kuzetinde Karadeniz sahili ile güneyinde Kuzey Anadolu dağlarının ikinci sırası arasında yer alana yer almaktadır. Batısında Ordu, güneybatısın´da Sivas, güneydoğu´da Erzincan, doğu´da Gümüşhane ve kuzeydoğusunda´da Trabzon ile çevrilidir.
Rakım : 10
Ortalama Yağış : 1349.9 mm.
Ortalama Sıcaklık : 14.3 C
2003 Yılındaki en yüksek sıcaklık : 37.3 C
2003 Yılındaki en düşük sıcaklık : -2 C
Önemli Yükseltiler : Dereli Bektaş Yaylası Karagöl Tepesi (3 107 Metre.)

İl Merkezi ; Aksu ve Baltama vadileri arasında denize doğru uzanan bir yarımada üzerinde kurulmuş olup, bu yarımadanın doğusunda ve 2km. açığında Doğu Karadeniz’in tek adası olan Giresun Ada’sı bulunmaktadır.

Dağlar
Doğu Karadeniz Dağları’nın orta kesimleri il sınırları içerisinde yer almakta olup Giresun Dağları adıyla bilinir ve yer yer 2.000 m yüksekliğe ulaşırlar. Derin vadilerle parçalanmış Giresun Dağları üzerinde eski buzuların açığı topoğrafik formların yanısıra buzul göllerine de rastlanmaktadır. İl sınırlarında yeralan önemli yükseltiler şunlardır [1]: Abbas Musa Dağı (3.331 m), Gavur Dağı (3.248 m), Küçükkor Dağı(3.044 m), Cankurtaran Dağı(3. 278 m)

Akarsular
Kuzey Anadolu Dağları’nın kaynaklanan pek çok akarsu ili güneyden kuzeye geçerek Karadeniz’e dökülmektedir. Aksu Deresi, Yağlıdere Deresi, Gelevera Deresi ve Harşit (Doğankent) Çayı ile Pazarsuyu bu nehirlerin önemlileridir. Ayrıca İlin güney kesiminden doğu-batı doğrultusunda geçen Kelkit Irmağı’da bu tür bir vadide akmaktadır.

Göller İl sınrıları içerisinde önemli bir göl olmamakla birlikte Karagöl Dağı üzerinde küçük buzul göllerine rastlanmaktadır.

Bitki Örtüsü
İlin kuzeyi ile güneyi arasındaki iklim farkı, yağış miktarının güneye doğru azalması doğal bitki örtüsünün yapısını da aynı ölçüde etkilemektedir.Giresun ve çevresi zengin tarım alanlarına sahiptir. Kelkit Vadisi ile kollarının civarı bozkır görünümünde olmasına karşın kıyı ile dağlar arasında kalan kesimi ormanlarla kaplıdır.

Yaylalar
Genellikle Kargöl Dağlarının batısında yeralan önemli yaylalar şunlardır : Kulakkaya, Tamdere, Karagöl, Sağrak, Kümbet, Bektaş, Sisdağı

Tarihi
Antik Çağ

Yunan kolonizasyonu öncesinde bölgede Anadolu’nun yerli halklarının varlığı bilinmekte olup Hitit kaynaklarında “Kaşka” adıyla geçen kendir ziraati yapan savaşçı bir halkın bahsi geçmektedir. MÖ 7. yüzyılda Miletli kolonistler tarafından kurulan kent merkezinin çevresi sonradan Laz olarak anılacak Kolha halkına ait köyler bulunmaktadır [3]. MÖ 6. yüzyılda Pers krallığı’nın’in eline geçen bölge, daha sonra Kapadokya ve Makedonya krallıklarının yönetiminde kalmış, Pontus Krallığı’nın kurulmasınınardından tüm Karadeniz bölgesi gibi Mithridat hanedanı tarafından yönetildikten sonra, Roma İmparatorluğu’nun Anadolu’yu işgal etmesini sağlayan Zela Savaşında Mithridates yenilince MS. 1. yüzyıldan 13. yüzyılda Trabzon İmparatorluğu’nun kuruluşuna dek Roma yönetiminde kalmıştır.

Roma Pontus Devletinin yıkılıp Roma hakimiyetinin başlamasından sonra Giresun yöresinin diğer yerli halkları süratle kimliklerini kaybederek tarih sahnesinden çekildi. Ancak bunların aksine Canlar Roma ve hatta Bizans döneminde bile kimliklerini kaybetmediler. Roma döneminde Giresun Karadeniz’in oldukça önemli bir şehri durumundaydı. Bu dönemde şehir kendi adına para basma yetkisine sahip olacak kadar gelişmişti.

Trabzon İmparatorluğu Antik Trapezus (Bk), Sinop’lu kolonistler tarafından MÖ 756 yılında kurulan, doğudaki en eski Yunan kolonilerinden biri-sidir.

Antik Trabzon hakkında en eski ve de-taylı bilgiyi MÖ 401 yılında Onbinler olarak anılan paralı askerlerin arasında bulunan Yunanlı yazar Xenophon’un, Anabasis adlı eserinden almaktayız.

Modern Trabzon’un çevresindeki illere bir göz atınca ister istemez antik Trape-zus’la aynı yerleşim alanı olup olmadığı so-rusuna cevap aranmaktadır:

Antik Kotyora, modern Ordu’yla, Kerasunda, Giresun’la, Argyropolis, Gümüşhane ile farklı alanlarda gelişmişlerdir. Acaba Palaia Tra-pezous (Eski Trabzon) denilen ve bugünkü Rize sahilinde Furtuna Deresi’yle, Hakorda Deresi boyunca 2 km. uzunluğundaki alan-da yer alan alan Ksenophon’un, Trapezus di-ye tanımladığı yermidir? Rus ordusu 1. Dünya savaşında 5 Mart 1916’da bu bölgeye çıkarma yapmış ve yaşayanları Megreli (Lazcanın Megrelceyle benzerliğin-den dolayı) olarak tanımlamıştır.

Giresun - Görele Tarihi
10:48 | Author: OnlineGiresun

Eskiden şimdiki Görele'nin bir kilometre doğusunda Philokaleia şehri bulunuyordu. Görele , Cenevizliler tarafından bir sömürge koloni şehri olarak kurulmuş ve "Gorelle" adını taşıyordu. Osmanlılar zamanında bir süre "Yavebolu" adıyla anılmış (yerinde olmayan şehir anlamına gelmektedir). Şehrin bir başka adı da Elevi'dir. Çevrade "Elevü" şeklinde söylenir.

İlk yerleşim yeri Eynesil ilçesinin 3 km. doğusunda kendi adıyla anılan kalenin bulunduğu yerdir. daha sonra çeşitli yer ve bağlılık değişiklikleri göstermiş, 1771 yılında şimdiki yerine yerleşmiştir.

Görele'de 1879'da Trabzon'a bağlı olarak ilçe teşkilatı kuruldu. 1923 yılında Giresun il olunca Tirebolu ilçesi ile birlikte Giresun'a bağlandı.

1916 Rus işgal bölgesi altında kalan Görele, 13 Şubat 1918 tarihinde civar bölgeleri ile bu işgalden kurtulmuştur.